Dünya, uzun zamandır yaklaşan fırtınayı görüyordu; fakat hiç kimse fırtınanın ne zaman kopacağını bilmiyordu. Nükleer silahlanma, kuraklık, göç, gıda krizleri ve devletler arasında giderek sertleşen güç mücadeleleri artık haber bültenlerinin sıradan başlıklarına dönüşmüştü. İnsanlık her gün biraz daha büyük bir felakete alışıyor, alıştıkça da tehlikenin gerçekliğini unutuyordu.
Dünyanın en zengin insanlarından oluşan küçük bir grup ise unutmaya niyetli değildi. Onlar hükümetlerin açıklamadığı raporlara, kamuoyuna çıkmayan senaryolara ve devletlerin kendi halklarından sakladığı kriz tablolarına ulaşabiliyordu. Özel uçaklarla, isimsiz şirketler üzerinden düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiklerinde masanın üzerinde tek bir soru vardı: Eğer dünya gerçekten kontrolden çıkarsa, nereye gideceklerdi?
Dağlar güvenli değildi. Yeraltı sığınakları hedef hâline gelebilirdi. Uzak adalar iklim ve savaş risklerinden kaçamazdı. Uzun tartışmalar sonunda masaya radikal bir fikir bırakıldı: İnsanların asırlardır kaçtığı yere, okyanusun derinliklerine inmek.
Proje yalnızca bir sığınak olmayacaktı. Kendi enerjisini üreten, suyunu arıtan, gıdasını yetiştiren, tıbbi ve teknik altyapısıyla yıllarca yüzeye ihtiyaç duymadan yaşayabilecek bağımsız bir şehir kurulacaktı. Dışarıdan bakıldığında bir araştırma projesinin parçaları gibi görünen binlerce unsur, derinlikte tek bir organizmaya dönüşecekti.
Kurul üyeleri servetlerini ortaya koymaya hazırdı. Mesele para değildi. Para, onlar için çoktan bir araç hâline gelmişti. Asıl sorun zaman ve gizlilikti. Böyle bir yapı yıllarca saklı tutulmalı, yüzlerce insan aynı hedef için çalışırken hiç kimse bütünü görmemeliydi.
Toplantının sonunda herkes aynı kanaate vardı: Bu proje ancak tek bir koordinatörün elinde yürüyebilirdi. Teknik bilgiyi, insan yönetimini, güvenliği ve krizi aynı anda yönetebilecek birine ihtiyaç vardı. Aranan isim konusunda uzun tartışmalar yapılmadı.
Erdal’ın dosyası masaya bırakıldığında odada kısa bir sessizlik oldu.
Türk bir ailenin Amerika’da doğup büyüyen oğlu. Teknoloji, lojistik ve kriz yönetimi alanında sıra dışı bir kariyer. Baskı altında sakin kalabilen, karmaşık sorunları küçük ve çözülebilir parçalara ayırabilen bir yönetici. Bir dönem küresel şirketlerde çalışmış, gücün yanlış ellerde neye dönüşebileceğini gördükten sonra kendi şirketini kurmuştu.
Kurulun en yaşlı üyesi dosyayı kapattı.
“Bu adam yapabilir.”
Bir başkası sordu:
“Peki bize sadık kalır mı?”
Yaşlı adam cevap vermedi. Çünkü asıl soru buydu.