(Yazar Notu: Serinin birinci kitabı tamamlanmıştır. Bu platforma haftalık olarak düzenli aralıklarla eklenecektir.)
BERZAH
Bir Ayris Kutara Romanı
Hikaye Türü: Kurgu - Paranormal / Gizem / Gerilim / Karanlık Romantik / Yetişkin / Cinayet / Komplo / Polisiye / Okült & Ölümden Sonra Yaşam / Doğa Üstü / Düşmandan Aşığa
(paranormal, polisiye, gerilim, gizem, cinayet, başkomiser, dedektif, ruhlar, medyum, ritüel, iblis, tarikat, karanlıkromantizm, enemiestolovers, slowburn, darkromance, paranormalromance, şehirfantazyası, istanbul, distopya, güçlükadınkarakter, yetişkin)
“Tüm hakları saklıdır”
***
Hikâyemi nereden anlatmaya başlamalıyım bilmiyorum. İnsan böyle cümleler kurunca ya çok acıklı bir şey söyleyecekmiş gibi duruyor ya da fazla bilmişlik taslayan bir kişisel gelişim kitabının ilk sayfasına yanlışlıkla düşmüş halde buluyor kendini. Benim hikayem İkisi de değil. Evet, benim hayatımda dönüp bakınca “vay anasını” denilecek kadar çok kırılma noktası olduğu aşikar ve çoğunun ortak noktası ölümle aramdaki mesafenin fazla samimi olması ama yine de “vaov” dedirtecek bir şey yok.
Hayat ya da evren, hangisi bu saçmalığın organizasyonundan sorumluysa, benimle ölüm kalım arasındaki ince çizgide dans etmeye bayılıyor olduğu yadsınamaz bir gerçek. Dans derken lütfen güzel bir şeylerden bahsedecekmişim gibi algılamayın, romantik bir şeyden bahsetmiyorum. Daha çok tango gibi. Öfkeli, tutkulu, asi, sert. Ayağına basarsan seni affetmeyen türden.
Ölüm, normal insanlar için hayatın en büyük korkusu ve beraberinde getirdiği en büyük belirsizliktir. Normal insanlar dedim diye kendimi fantastik bir karakter olarak tanımladığım anlaşılmasın. Kırmızı bir pelerinim yok. Kostümümün dışına giydiğim utanç verici bir donum da yok. Wonder Woman gibi büyülü bir kementim de bulunmuyor ve ne yazık ki tek bir burun kıvırmasıyla kendini bir şey sanan ukala kocamın ağzına fermuar da çekemiyorum.
Hoş, kocam da yok. Zaten konumuzun bununla alakası da yok...
Konumuz ölüm. Daha doğrusu, ölümden sonra bile susmayı beceremeyen hayatların benim tarafımdan görülebilmesi. Gördüğünüz gibi pek havalı değil. Kasvetli, soğuk, yorucu ve çoğu zaman kötü kokulu. İnsanların “öte taraf” diye romantize ettiği yer, benim tecrübelerime göre daha çok kapanmamış dosya, çürümüş ve kokuşmuş duygular ve yanlış zamanda yanlış yerde kalmış öfke demekti.
Benim adım Ayris. Ayris Kutara.
Ben bir başkomiserim.
Diğer kısmına siz karar verin...