Güneş ışığı perdenin arasından içeri sızıyordu Ada uyanmıştı aynanın karşısındayı.
Ada:Bugün...Doğum günüm ablamın beni mutlu etmek için ayarladığı tura gitmek...pek istemiyorum ama onu kırmayacağım hazırlanmalıyım.
Ada hazırlanmaya başlar duş alır bakım yapar,üzerine basit ve rahat bir şeyler giyer siyah bir tişört ve siyah eşofman altı çantasını hazırlar içine;küçük bir not defteri,kalem,telefon,şarj,peçete,bir elma ve babasının onun adını üzerine kazıdığı küçük bıçak.
Ada:Tamamdır hazırım.
O sırada ablası arar ve
Deniz:Hadi Ada aşağıda seni bekliyoruz.
Ada hızlı adımlarla iner ve arabaya biner yolda ikisi de sessizdir ablası sessizliği bozar.
Deniz:Doğum günün kutlu olsun ve umarım hediyeni beğenirsin.
O sırada Ada'nın yeğeni ona bir çiçek uzatır "mavi süsen" Ada gülümser.
Ada:Teşekkür ederim ikinize de... iyiki varsınız.
Saatlerce süren yolun ardından tarihi yapı olan köşke varırlar kapıda duran görevli sıraya girmelerini söyler herkes tek tek dizilir.
Ada:Abla neden bu kadar kalabalık.
Deniz:Demek ki iyi bir yer seçmişim.
Sıraya girmeye başlarlar uzun boylu gözlüklü bir çocuk kalabalığın içinden sendeleyerek Ada'nın önüne geçer.
Eren:Pardon.
Ada:Sorun değil zaten hepimiz içeri gireceğiz.
Bir anda Ada ve Deniz in arasına çok fazla insan girer ve Ada telaşla seslenir.
Ada:Abla!Buradayım!
Ablası gülümseyerek ona doğru yürür ama yetişemez.İnsanlar birbirini ittiği için Ada ve altı kişi içeri girer ve tam o an köşkün kapısı kapanır Ada ve altı kişi bir rampadan aşağı kayar.