İçeriğe geç

Önizleme

Uyan, uyan.

Okulda yankılanan alarm sesi etrafı sarmıştı. Genç kız, başını eline yaslayıp uyuyordu. Ani sesten dolayı korkmuştu. Ürkerek uyandı ve etrafa bakındı. Sınıf panik haldeydi, öğretmen çocukları sakinleştirmeye çalışıyordu.  Anlamıştı genç kız, yine saldırıyorlardı. Önce insanları korkutacak, sonra da o insanları avlayıp yiyeceklerdi. Önce avları canlıyken bir ısırık alacak, korkmuş gözleri ve yalvaran gözlerine bakıp keyif alacaklardı. Onlara yakalanan insanlardan geriye hiçbir şey kalmazdı. Kemik veya küçük deri kalıntısı bile..

“Sakin olun! Gürültü yapmayın, kendimizi belli etmemeliyiz.” dedi Eslem Hoca. Tahtanın önünde ordan oraya koşturuyordu. Sınıftaki öğrencileride onu duymuyor, korkuyla sinir krizi geçirenler yüzünden gürültü  yükseliyordu. 

Tüm bu gürültü anını bozan bir şey oldu. Kapalı olan sınıf kapısı tıklandı. Okulda alarm verildiğinde bütün sınıflar kapıları otomatik olarak kilitlenmişti. İnsanlik bu belayla karşılaştığı anda birçok güvenlik sistemleri geliştirilmişti. Buna çoğu kapıların demirden olması ve alarm halinde kilitlenmesi dahil. 

Kapının ardında bir ses geldi. “Hocam kapıyı açar mısınız? Lütfen! Eslem hocam! Kapıyı açın!”. Bağırıyordu Hale. Ders esnasında lavaboya gitmişti ve tam sınıfa dönerken kalakalmıştı alarm sesiyle. Eslem Hoca duraksadı. Kapıyı açabilirdi ama çıkan gürültü o canavarları buraya çoktan çekmiş olabilirdi. Boynunda asılı olan öğretmen kartına baktı. Kartla kapıyı kolaylıkla açabilirdi. Emin olmayan bakışlarla sınıfa baktı. Öğrencilerini tehlikeye atamazdı. 

Kapının ardındaki öğrenci ağlayarak yakarıyor, “Hocam, lütfen..” dedi. Eslem Hoca kapıya bir adım attı, eli kartına gitti ama ilerlemedi. İç çekerek gözlerini kapattı, gözündeki yaşı hissetti. 

Bir anda koridorda adım sesleri geldi. Sınıf sessiz, donup kalmış öğrenciler sanki nefes bile almıyorlardı. “Abla, bak! Sana demiştim buradan insan kokusu geliyor diye!” kıkırdadı küçük çocuk. Gözleri masum-masum yanındaki kıza döndü. “Evet, yine farkettin. Ama bu benden daha iyi olduğun anlamına gelmez, velet.” kardeşine bakıp surat astı kız.

Hale onlara döndü. Korkuyla demir kapıya yaslandı, titriyordu. “Mira şunun titremesine bak, eti daha lezzetli hale geliyor!” çocuk neşeyle güldü. Göz bebekleri kahverengiden usulca kırmıza dönerken, Hale ona daha da korkuyla baktı. Ağzını açtı ama dudaklarından tek bir ses bile çıkmadı. “Emir fazla zorlama, korkmuş insan eti pek damak zevkime uymuyor.” Emir  ablasına baktı ve yüzü asıldı. 

“Abla her seferinde böyle diyorsun ama kokunca insan eti daha fazla lezzetli oluyor! ” Mira kendisine yakınan kardeşine bakıp iç çekti. “Bazen böyle saçma zevkleri nerden ediniyorsun anlamıyorum.” dedi. Bu sırada Hale biraz kendisine gelmiş kapıya tıklatmaya başlamıştı. “Hocam lütfen, açın kapıyı yalvarıyorum.” Hale hala içindeki umutla kapıyı yumruklamaya devam etti. Onun bu halini izleyen ikili birbirine baktı. Miranın da gözleri sarı renge dönerken birbirlerine gülümsediler vahşice. Büyük bir çığlık ve ardından yere düşen bedenin sesi. Okulun koridoru sayısız insanın kanına bulanmış, sayısız ölüm görmüştü. Bu sayı Hale ile bir kere daha arttı. 

Tüm bunlar olurken içeride sessizce oturan kız, Saya. İçinceki sese aldırmamaya ve kapının altından gelen kan kokusunu umursamamaya çalışıyordu. Yutkundu ve sivrilen dişlerine dilini bastırdı. Kendi kanı dikkatini dağıtırken kendine hakim olmaya çalıştı. 

Lezzetli değil mi? 

İçindeki ses zihninde yankılandı. Saya istemsizce kendi dilindeki yarayı biraz daha deldi. 

Sadece ayağa kalk ve etrafına bak, daha fazlası çevrende…

Gözleri istemsizce ön sırasında oturan Keremin boynuna gitti. Kerem korkudan terlemişti. Damarlası belirgin, kalbi hızlı atıyordu. Saya onun bedeninde atan kalbı ve dolaşan kanı hissetti. Kokusunu aldı, midesi guruldadı. Tüm odağı Keremin boynunda iken sağ bacağına uzun, keskin tırnaklarını batırdı. Gözleri kahverengi ile mavi rengi gidip geliyordu. Tırnaklarını etinde daha fazla batırdı. Derin nefes aldı. Açlığını biraz bastırıp kendini kontrol etmeye çalıştı. 

Bakalım bu sefer hangi organını yesem? Akciğere ne dersin?

İblis açtı, eğer saya içindeki iblisi doyurmuyorsa iblis onunla beslenecekti.